Ana Sayfa Bilgi Sayfası Veli Sayfası Sınavlar

Verimli ders çalışma yöntemleri
Problem çözme becerisi
Başarmak İstiyorsan
Göz Egzersizleri
Başarılı Yada Başarısız İnsan
Depreme Hazırlık ve Korunma Yolları
Hikayeler

Çocuklar / Şiir /Necat İltaş

 

Gribal Enfeksiyon
Gribal enfeksiyon ve korunma yolları


GRİP NEDİR
Grip, Influenza denilen virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara neden olduğu bir infeksiyon hastalığıdır.
Grip enfeksiyonu toplumun yüzde 1'ini etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Toplumun yüzde 10'undan fazlasını etkilemesi ise bir grip salgını anlamına geliyor. Grip, tüm dünyada, işe devamsızlığın yüzde 10'undan sorumlu enfeksiyondur.
Grip, daha önceden de bilinmesine rağmen aslında 1918 yılında yol açtığı büyük salgınla gündeme oturmuş bir hastalıktır. İspanyol gribi nedeniyle 1918 yılında yaklaşık 20 milyon kişi öldü. Daha sonra da daha ufak çapta salgınlar görüldü. Örneğin, 1957 yılında Asya gribi diye bilinen, 1968 yılında Hong Kong gribi diye bilinen grip salgınları oldukça büyük sayıda insan topluluklarını etkiledi.
1957-1985 yılları arasında ortaya çıkan 16 salgının her birinde ABD'de 10 bin-40 bin arasında ölüm vakası kaydedilmiştir.

NASIL BULAŞIR?

Grip de nezle gibi, hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme yoluyla ve virüs bulaşmış ellerle temas (örn.tokalaşma) sonrasında kolaylıkla bulaşır.
Enfekte olanlar enfeksiyon başlamadan 2 gün öncesinden başlayarak semptomlar başladıktan 7 gün sonrasında kadar virüs yayarlar. Bu süre içinde duyarlı kişiler için enfekte olma riski yüksektir. Dünya nüfusunun tahmini olarak yüzde 10'u ila yüzde 20'si her yıl gribe yakalanmaktadır.

SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİP'İN FARKI NEDİR ?

 

 

SOĞUK ALGINLIĞI

GRİP

Ateş

nadir

38-39-40 C°

Başağrısı

nadir

sürekli

Genel ağrı ve sızı

az

genellikle

Yorgunluk

hafif

2-3 hafta

Tıkalı burun

genellikle

bazen

Hapşırma

genellikle

bazen

Boğaz Ağrısı

genellikle

bazen

Öksürük

nadir

genellikle

Komplikasyonları

sinüzit ve kulak ağrısı

bronşit, zatürre

Engellemek

hiç bir şey yapılamaz

Aşılama ve antiviral ilaçlar

Tedavi

belirtiler geçici olarak ortadan kaldırılır.

Belirtiler görülmeye başlandıktan sonraki ilk 48 saatte antiviral tedavi başlanması ve belirtileri gidermeye yönelik tedavi

 

GRİBAL ENFEKSİYONLARI NASIL YENEBİLİRİM ?
Bağışıklık sistemimizi güçlendirirken aklımızda tutmamız gereken ilk şey kronik (uzun süreli ve düzenli) destekle, akut destek (yeni bir enfeksiyona karşı kısa süreli destek) arasında büyük farkların olduğudur.Örneğin, popüler bağışıklık sistemi güçlendiricilerden Ekinezya, doğru destekleyicilerle birlikte kullanıldığında yeni enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmektedir ama Ekinezya’nın da uzun süreli kullanımı hücresel toksik etkilerinden dolayı önerilmemektedir.Vit C ve Çinko’nun düşük dozlarda alınması kronik destek sağlarken, yüksek dozları yeni patojenlere karşı bağışıklık sistemine gereken akut desteği vermektedir.

PATOJENLERDEN KORUNMA
Bağışıklık sistemimizi ayakta tutmanın anahtarı enfeksiyonları vücudumuza girmeye çalıştığı yerde önlemekte yatmaktadır.Virus ve bakterilerin vücudumuza girerken en sık kullandıkları yol ‘İkincil temas’’dır.Bu patojenlerle enfekte birinin dokunduğu, kapı koluna, havluya, toplu taşıma araçlarındaki tutunma yerlerine dokunarak farkında olmadan karşılaşırız.Ellerimizden, gözlerimiz veya burnumuz yoluyla vücudumuza giren patojenler vücut sıcaklığımızdan da yararlanarak hızla çoğalmaya başlar.Sık el yıkama bu patojenleri vücudumuza girme şansını oldukça azaltacaktır.

 

SIVI ALIMI
Her soğuk algınlığına yakalandığımızda annelerimiz ve anneannelerimiz neden bizi sıvı almaya zorlarlar ki? Büyük bir ihtimalle enfeksiyonu vücudumuzdan atmak için daha fazla sıvıya ihtiyacımız olduğunu bildiklerinden.Vücudumuz patojen mikroorganizmaları atmak için bir çok yol kullanır, mukus oluşumu da bu yollardan biridir.Sıcak içecekler mukusun akışkanlığını artıracaktır.Bunun yanında gribal enfeksiyonlara eşlik eden ishal ve kusma da vücudumuzdan sıvı kaybını artırmaktadır.Bu kaybı da artmış sıvı alımıyla yerine koymak vücut direncimiz açısından önemlidir.Sıcak tavuk suyu çorba iyi bir tercih olabilir.

EGZERSİZ
Düzenli ve aşırıya kaçmayan fiziksel egzersiz, güçlü bir bağışıklık sisteminin temel dayanakları arasındadır.Haftada birkaç kez düzenli olarak egzersiz yapan insanlarda enfeksiyonlar, sedanter hayat yaşayanlara oranla çok daha az gözlemlenmektedir.Bunun yanında ağır egzersizden ve hafif de olsa uzun süreli egzersizden kaçınmalıyız.Triatlon, maraton gibi ağır ve uzun süreli egzersiz sporcularının bağışıklık sistemleri zayıflamakta ve enfeksiyonlara daha sık yakalanmaktadırlar.

BESLENME
Önemli besin yapıtaşlardan herhangi bir tanesinin bile azlığı bağışıklık sistemimizin zayıflamasına yol açabilir.Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için genel kanı multivitamin tabletlerinin alınmasıdır.Peki bir multivitamin tabletinde nelere dikkat etmemiz gerekir? Multivitaminlerin en azından aşağıdaki tablodaki günlük alınması gereken miktarları içermesi gerekir.

Bağışıklık sistemi Kuvvetlendirici besin

Yetişkinlerde günlük alınması gereken miktar

Bağışıklık sistemi desteği için alınması gereken miktar (Hamilelerin doktoruna danışmadan bu miktarları alması önerilmez)

Vitamin A

5,000 IU

5,000-10,000 IU
(HAMİLELERDE ÖNERİLMEZ)

Vitamin C

60 mg

250 – 1,000mg
(YÜKSEK DOZLARI İSHAL YAPABİLİR)

Vitamin E

30 IU

200 – 800 IU

Karotenler

5-6 mg

5 – 50 mg

Demir

18 mg

18 mg

Selenyum

62 mcg

100 – 200 mcg

Çinko

15 mg

14 – 45 mg

Amino asitlerden N-asetil sistein (günde 1-2 gram) ve Glutamin (günde 1-5 gram) bağışıklık sistemini güçlendirmede anahtar rolü üstlenirler.

DOĞAL DESTEK (BİTKİLER)
Ekinezya, bağışıklık sisteminin direncini artıran bitkilerin kralı olarak bilinmektedir fakat Ekinezya ile ilgili olarak unutulmaması gereken bilgi, Ekinezyanın primer kullanım alanının akut (kısa dönem) bağışıklık sistem desteği olduğudur.Ekinezya kullanımı ilk 25 günde kanda antikorları yükseltir bu günden sonra etkisi sona erer.Bir kaç haftadan uzun süreli kullanımı önerilmemektedir.Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu ise Multiple sklerosis veya Romatoid artrit gibi bağışıklık sistem hastalığı bulunanlarda kullanılmaması gerektiğidir.Ekinezya kullanmak için en uygun durum, çalıştığımız ortamda veya ailemizden bir birey gribal enfeksiyona yakalandığında kendimizi korumak amacıyla olacaktır.

Astragalus ( Topuk kemiği-aşık kemiği )çin tıbbında oldukça sık kullanılan bağışıklık sistem kuvvetlendiricilerindendir. Özellikle soğuk algınlığının ilk günlerinde ginsengle birlikte günde 500 mg kullanıldığında etkili olmaktadır . Yeşil çay, Üzüm tohumu ve Çam kabuğu esansları da içerdikleri polifenoller aracılığı ile bağışıklık sistemimize destek olmaktadırlar.

PROBİOTİKLER (YARARLI BAKTERİLER)
Yararlı bakteriler olarak da bilinen probiotikler de bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla kullanılmaktadırlar. Lactobacillus, Acidophilus ve Bifidobacteria bifidum en sıklıkla kullanılan probiotiklerdendir.Probiotiklerin akyuvar sayılarını artırarak bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinmektedir.Probiotikler aynı zamanda sindirim sistemine yerleşen patojen bakterilerin yerini alarak hastalık oluşturmalarını önlemektedirler.

Başta da belirttiğimiz gibi savunma ağının en önemli aşaması patojenleri vücudumuza girmeden durdurmaktır.Sık el yıkama alışkanlığı bizi çoğu patojenden uzak tutacaktır.

 

 

Psikolojik Danışma ve Rehberlik
Hayata Dair Öğütler
Kavga,Öfke,Nefret, Dostluk
Küresel Isınma
Gelin Yalnız Bu Günü Yaşayalım
Seni Geçebilirim
Deniz Yıldızının Öyküsü
Faydalı Linkler

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Mimar Sinan İlköğretim Okulu Veli Bilgilendirme Sistemi